bütün ülkelerin işçileri birleşin
Etiketler
Haberler
—————
sayı.4
—————
sayı.3
—————
Sayı.7
—————
Siyah Beyaz Obama
—————
Provokasyonlara geçit vermemek için:
—————
Genel Grevle Direnerek yarınlara yürümek
—————
Sayı.5
—————
Sayı.6
—————
İş, Barış, Özgürlük
—————
Katledilişinin 30. yılında Kemal Türkler’i anıyoruz
—————
Anıyoruz
—————
15–16 Haziran: Büyük İşçi Direnişi
—————
Websitesi açıldı
—————
Ziyaretçi haberleri
—————
Sayı-2
SEVGİLİ YOLDAŞIMIZ KEMAL HAMZAOĞLU TAHLİYE OLDU.
TKP 90 Yaşında:
Likidasyondan Dirilişe,
Dirilişten Atılıma Geçmek!
Türkiye işçi sınıfının politik örgütü ve öncüsü TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ, Mustafa Suphi’nin önderliğinde10 Eylül 1920’de Bakü’de kuruldu. Türkiye halklarının emperyalizmin işgaline karşı verdiği ulusal kurtuluş mücadelesine aktif katılmak ve ulusal mücadeleyi toplumsal mücadele ile birleştirerek antiemperyalist ileri demokratik bir düzenin yolunu açmak için Türkiye’ye gelen Mustafa Suphi ve ondört yoldaşı 28-29 Ocak 1921’de
karanlık bir pusuda Sürmene açıklarında Karadeniz’de boğduruldular. Hala hesabı sorulmamış ve karanlıkta bırakılmış bu vahşi politik cinayetin yankıları günümüzde de sürmektedir.
*
Mustafa Suphilerin katledilişiyle büyük bir yara alan TKP, ayağa kalkmayı başararak ATILIM dönemine kadar kimi zaman doğru bir politik hatta yürürken kimi zaman da Kemalizm’in, oportünizmin, pasifizmin ve sekter çizgilerin doğrultusunda zikzaklı bir yol izledi. Atılıma geçerek işçi sınıfının içinde, demokratik kitle örgütlerinde, kır emekçilerinin içinde, gençlik ve kadın hareketinde yoğun bir çalışma yürüterek örgütlendi ve güçlendi.
*
TKP, Sovyetler Birliği’nin, sosyalizmin, proletarya enternasyonalizminin ateşli bir savunucusu oldu. 12 Eylül faşizmine giden süreçte antifaşist direnişini yükselti. Emperyalizme, faşizme, şovenizme ve tekellere karşı olan bütün güçlerin Ulusal Demokratik Cephe’de birleşmesinin sağlanması için var gücüyle çalıştı. Sosyalizme açılan ileri demokratik bir düzen hedefini önüne koyarak, bütün gücünü seferber etti. Mücadele içinde nice yiğit üyesini şehit verdi. Yılmadan mücadelesini sürdürdü.
*
12 Eylül faşist cuntasının iş başına gelmesinden sonra 1983 yılında yapılan 5. Kongrede Partinin yönetimi likidatör Nabi Yağcı kliğin eline geçti. J. Stalin’in ölümünden sonra 1950’li yıllarda Kruşçev döneminden başlayarak 1990’lara doğru Gorbaçov’un LİKİDASYONU ile Sovyetler Birliği’nin parçalanarak yıkılması döneminde Partiyi TİP ile birleşmeye götüren süreç, TKP’nin likidasyonunu getirdi. 20 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen PARTİ,
Hala LİKİDASYONU aşamamış bulunuyor.
*
Yer yer giderek derinleşen LİKİDASYON rüzgârı, beraberinde ataleti, kararsızlığı, çürümeyi ve başı boşluğu dayattı. Kimi zaman ortaya çıkan ‘PARTİYİ YENİDEN AYAĞA KALDIRMA’ türünden çalışmaları ise, KARİYERİZM ve GRUPÇULUK olmaktan öteye gidememiştir. Likidasyonu derinleştirmekten, kişiler arasında ayrılıkları artırmaktan ve kişilerin umudunu ve güvenini azaltmaktan başka bir şeye yaramamaktadır.
Bu kişisel bir iddia değildir. Yaşamın pratiği söylemektedir. ‘Acı’ gerçekler ortadadır.
*
Bu 20 yıldan fazla geçen zamanın mantığının gösterdiği şudur: Türkiye işçi sınıfının partisi TKP’nin YENİDEN AYAĞA KALKMASI için komünist ruhunu içinde taşıyan savaş erler, bir an önce kollarını sıvayarak işe başlamalıdırlar. Sürece müdahale olmazsa, süreç ‘bir’ şekilde akıp gidecektir. Önemli olan, sürecin EMEKTEN YANA işlemesidir. O da müdahale etmeyi gerektirir. Çünkü insan tarihin öznesidir. Ancak ve ancak Parti, süre giden sürecin işçi sınıfından, emekçilerden ve Kürt halkından yana dönüşümünü sağlayabilir.
*
Parti geleneğini kucaklayan, Sosyalizme açılan ileri demokratik bir Türkiye’yi amaçlayan,
Proletarya enternasyonalizminin ruhuyla, Halkların kardeşliğini içeren, Kürt özgürlük mücadelesiyle dayanışmayı yükselten Türkiye işçi sınıfının öncü gücü olan bir TKP, toplumsal ilerlemenin motoru, barış ve demokrasinin ateşli savunucusu olarak yaşayacaktır.
Likidasyon dalgasını aşarak DİRİLİŞ’ni sağlayabilen TKP, yeniden ATILIM’a geçebilecektir.
90. yaşına giren TKP’nin bayrağını yeniden yükseltme görevi, her partilinin ve partiye gönül vermiş savaşerin önündedir. Görevden kaçmak, devrimci sorumlulukla bağdaşamaz.
Merkezi yapılanması çökmüş, yerel-bölgesel örgütleri, hücreleri dağıtılmış, üyeleri ve dostları PUSULA’sız bırakılmış 90 YILLIK SINIFSAL TARİHİ GELENEĞİN DEV BİRİKİMİ ve GÜCÜ, yeniden ayağa kalkmanın sancılarını çekmektedir.
*
Parti’nin program ve tüzüğünden şaşmamış ve büyük katkılar sağlamış kişilerin dışarıda bırakılması yönünde yapılan ve yapılacak ÖRGÜTSEL ÇALIŞMALAR, kadroları ve kişileri saramaz. Dolayısıyla olumlu bir sonuca varamaz. Sorumluluk taşıyan iyi niyetli her kişi, bu tür yanlışlıklardan kaçmalıdır. Likidasyona hizmet edecek davranış ve girişimlerden uzak durmalıdır.
*
Partimizin şanlı 90. doğum gününe yaraşır bir dirilişle 10 EYLÜL’ü kutlayalım. Bunun sağlanması için yüreği TKP sevdasıyla çarpan bütün Parti yandaşlarının yapacağı ve atacakları ilk adım, BİR ARAYA GELEREK, ortak ilkeler etrafında kenetlenmek ve kararlı bir şekilde çalışmaya başlamaktır. Ortak ilkeler etrafında başlatılan kararlı bir çalışmayla Partiyi, ULUSAL KONFERANSI’na hazırlamaktır. Yapılan bir konferansın önüne koyacağı görev ise, PARTİ KONGRESİ’dir. Partinin Kongresinin hazırlanması, düzenlenmesi , sonuçlanması ve PARTİ PROGRAMI ve TÜZÜĞÜ’nün onaylanarak karar altına alınmasıyla çalışmalara başlanacaktır. Ve likidasyona da son nokta konulmuş olacaktır.
*
Şunu açıkça belirtmeyi bir ihtiyaç olarak görüyorum: Süre giden DAĞINIKLIĞIN karşısında hiçbir PARTİ SAVAŞERİ, SEMPATİZANI ve DOSTU rahat ve huzurlu değildir. Bu kötü gidişin tersine dönmesinin derin özlemi içindedirler.
Devrimci teori ile gelişen devrimci bir politika, örgütsel ve politik tıkanıklığın önünü açan TEK ANAHTARDIR.
Türkiye’nin bugünkü koşullarında devrimci politikada tutulacak ANA HALKA, İŞÇİ SINIFININ POLİTİK HAREKETİNİ, KÜRT ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ ile buluşturmaktır. Bu çok önemli bir noktadır: 90 yıllık Türkiye tarihi üzerindeki ve işçi sınıfı ile devrimci sol hareket üzerindeki KEMALİST bakış açısının kırılmasının ve ortadan kaldırmanın turnusolüdür.
*
Türkiye işçi sınıfının savaşsız, sömürüsüz, eşit ve özgür bir dünyayı kurması, Kürt halkının özgürleşmesi, halklarımızın eşit ve özgür koşullarda kardeşliğinin sağlanması, emekçilerin birliğinin sağlanması, ilerici ve yurtsever güçlerin barış ve demokrasi savaşımına aktif katılımının sağlanması ancak ve ancak güçlü bir biçimde ayağa kalkmayı başaran ve Türkiye ekonomi-politikasına müdahale eden bir TKP ile olanaklı olabilir.
*
O halde gelin, hep birlikte partinin saygınlığına yaraşır bir tavırla el ele, yürek yüreğe verelim.
Çalışkanlık, özveri ve kararlılık dolusu bir çalışma temposuyla ilk adımları atarak, bir BAŞLANGIÇ yapalım. Başka söze gerek var mı?
*
TKP’nin 90. yaş günü kutlu olsun.
Yaşasın Türkiye İşçi sınıfı.
Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi.
ARMAĞAN BARIŞGÜL
İletişim
Bin bir direk Mahallesi Divan Yolu Caddesi No: 19 Kat: 1 Daire 12-13 Savaş Yolu Dergisi Kat:2 Daire:16 IgD (ilerici Gençler Derneği) Sultanahmet-Eminönü - İSTANBUL
Tel: 0212 516 06 12
Faks: 0212 516 06 13
savasyolu@gmail.com
Duyurular
SAVAŞYOLU DERGİSİ OKUR MEKTUPLARI
Neden savaş yolu Okuruyuz
KIZIL BAYRAK (Çrak Çekiç)
Parti
—————
Kızıl Bayrak Ellerde
—————