bütün ülkelerin işçileri birleşin
Yarın Bizimdir

 
 img377/2492/48633683fy1.gif



YARIN BİZİMDİR

Hüseyin Ataçer 

 

  
 Emek ve sermaye arasındaki sınıf savaşımında, sömürüden kurtulma mücadelesi veren işçi sınıfının, ekonomik, politik ve ideolojik alandaki demokratik örgütlenmesi olan sendikaların önemi ve rolü çok önemlidir.
Ancak burjuvazi, sendikal hareketi kontrol altında tutmak ve işçi sınıfı üzerinden yarattığı sömürüyü pervasızlaştırmanın aracı olmak üzere; patronların isteklerine bağlı kalan, boyun eğen ve teslimiyetçi bir sendikal anlayışı, 'sarı sendikacılığı' yaratarak, işçi sınıfının mücadelesini zayıflatmış ve bölmüştür. Buna karşılık işçi sınıfı da kendi sendikal örgütlerini yaratarak, kapitalizmin varlığına karşı sürdürdüğü, sömürüyü sınırlandırma mücadelesi ile kazanılan hakların genişletilmesi ve giderek sömürüyü ortadan kaldırma savaşımında işçi sınıfının öncü partisiyle kurduğu organik ilişkiler sayesinde, kapitalizmi devrim yoluyla yıkarak işçi ve emekçi iktidarının kurulmasında tarihsel bir rol oynar.
Bu açıdan baktığımızda; DİSK'i kuran, ülkemizde sınıf ve kitle sendikal anlayışını yerleştiren, eylemleriyle Türkiye işçi sınıfına, kendi için sınıf olma bilincini kavratıp, DİSK'i DİSK yaparak, 'Türkiye'de emeğiyle geçinenler'den 'Türkiye işçi sınıfı'nı yaratan en önemli sendikal örgüt T. Maden-İş sendikasıdır.
İşçi sınıfının yiğit önderi Kemal Türkler'in genel başkanlığını yaptığı, T. Maden-İş Sendikası, özellikle 1960'lı yılların sonundan itibaren bir çok eylem, direniş ve grevler yapmıştır. Bu grevler içinde, öncekilerle kıyaslanmayacak ölçüde büyük, yaygın ve uzun süreli olanı kuşkusuz, 1977 yılı 30 Mayıs'ında 40.000 işçiyle başlayan şanlı MESS Grevleri'dir.
İşçi sınıfımızın motor gücünü oluşturan metalürji işçilerinin devrimci sendikal örgütü olan T. Maden-iş Sendikası'na karşı işbirlikçi, tekelci MESS patronlarının planladığı saldırı ve tuzaklara karşı, örgütlü ve bilinçli bir mücadeleyle, patronların birliğinin simgesi MESS'i dize getiren T. Maden-İş üye ve yöneticilerinin Büyük Grev'e ilişkin süreci kendi yayınladıkları kamuoyu bildirgesinden okuyacağız.
İşçi sınıfımızın tarihine altın harflerle yazılan MESS Grevleri üzerinden çeyrek yüzyılı aşkın zaman geçti. Bu süre zarfında, sendikal hareket büyüyüp gelişeceğine, günden güne sınıf mücadelesi anlayışından koptu, sistem içine çekilerek reforme edildi. Tarihi MESS Grevleri sonucunda yapılan antlaşma ile sağlanan bir çok hak ve kazanımlar, 25 yıl sonra gelen 2002 MESS Grup Toplu İş Sözleşmeleri ile kaybedilirken, işçi sınıfımızın gelinen noktayı mukayesesi ve sorumlulardan hesap sorması gerekmektedir. Tarih önünde yargılanacak olanlara karşı sessiz kalanlar da aynı sanık sandalyesinde oturacaklardır.
2002 MESS Grup Toplu İş Sözleşmeleri ile ilgili değerlendirmemizi ve çalışma yasasındaki değişikliklere ilişkin daha kapsamlı bir irdelemeyi önümüzdeki sayıda yayınlayacağız.
MADEN-İŞ YÜRÜTME KURULU'NUN AÇIKLAMASI (1)
Maden-İş ve MESS arasındaki toplu sözleşme görüşmelerinin anlaşmayla sonuçlanması ve karşılıklı olarak grev lokavtların kaldırılması üzerine Maden-İş Sendikası Genel Yürütme Kurulu tarafından basına ve kamuoyuna aşağıdaki açılama yapılmıştır.
BÜYÜK GREV ZAFERLE SONUÇLANMIŞTIR İŞÇİ SINIFI BİR KEZ DAHA GHÜCÜNÜ KANITLAMIŞTIR
İşveren sınıfı metal işkolundaki örgütü MESS'e karşı sendikamız ve üyeleri tarafından aylardır sürdürülen savaşım ve bilinçli direniş sonuçlanmış bulunmaktadır. Sendikamızla MESS arasında, 60'a yakın işyerini ve 40.000 dolaylarında işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sona ermiş ve anlaşma tutanakları imzalanmıştır.
Böylelikle sekiz aya yakın bir süredir sürmekte olan grevler bitmiş ve MESS'in 17 Ekim'den bu yana uygulamakta olduğu lokavtlar kaldırtılmıştır. Grev ve lokavttaki işyerlerinde ............ günü işbaşı yapılacaktır.
Bilindiği gibi anlaşmaya varılan 60'a yakın işyerinin 30 kadarı 8 ve hatta kısmen 12-24 aydır grevde bulunmaktaydı. Gene 13 işyerinde MESS, çağdışı lokavt uygulamasına gitmişti. Geri kalan işyerleri ise uyuşmazlıkta bulunuyordu. Buralarda da karşılıklı grev ve lokavt kararları alınmıştı
Şimdi bütün işyerlerindeki toplu sözleşme görüşmeleri, uzun süreli ve bilinçli savaşımımızla başarıyla sonuçlanmış bulunmaktadır.
GREVLER BİTMİŞ, LOKAVTLAR KALDIRTILMIŞTIR UZUN SÜRELİ DİRENİŞİMİZ ZAFERLE SONUÇLANMIŞTIR
Toplu iş sözleşmesine göre alınan haklar, tüm üyelerimizi sevindirecek, bizimle dayanışma içine girmiş olan dostlarımızı onurlandıracak, işçi sınıfımızın bu zorlu ve özverili savaşımına tarihsel bir anlam verecek bir düzeyde olmuştur.
Sözleşmeyle üyelerimize önemli ücret zamları sağlanmıştır. İşveren sınıfının ve MESS'in ücret artışlarını sınırlama çabaları boşa çıkmıştır. Maden-İş bir kere daha metal işkolunun en iyi hak alan sınıf sendikası olduğunu kanıtlamıştır. Üyelerimiz işbaşı yaparken bu sözleşme süresi içinde saat ücretlerine toplam 19 lira ile 30 lira arasında değişen zamlar almış bulunuyorlar.
Bir başka deyişle, üyelerimiz bu sözleşme dönemi içinde aylık ücretlerine toplam 4500 lira ile 7200 lira arasında değişen zamlar almıştır. Böylece bu sözleşmelerle sağlanan ücret artışı 25 kişilik demir çekme fabrikalarının ücretleri dahil, ortalama olarak, madeni eşya işkolunda bağıtlanan toplu sözleşmelerin ücret zammı ortalamasının üzerinde oldu. Yakacak, bayram ve izin ödemelerindeki zamlar %200'ü geçmektedir. Her işyerinde ikramiyeler en az bir maaş artırılmıştır. Tüm sosyal haklarda önemli artışlar sağlanmıştır. Tüm işyerlerinde izin süreleri artırılmış, haftalık çalışma süreleri birinci yıl 47,5 ikinci yıl 46,5 saate indirilmiştir. MESS'in grevde geçen süre içindeki ikramiyeleri, yan ödemeleri ve sosyal hakları vermeme ve grevde geçen süre içindeki ikramiyeleri, yan ödemeleri ve sosyal hakları vermeme ve grevde geçen süreleri terfiden ve kıdemden saymama çabaları boşa çıkarılmıştır. MESS, grevci işçileri cezalandırma isteklerini gerçekleştirememiştir. İşçiler işbaşı yaparken, birikmiş haklar olarak 25.000 lira ile 60.000 arasında değişen ödemeler alacaklardır. Görüldüğü gibi bu sözleşmeyle alınan ekonomik haklar işkolumuz açısından ileri bir düzeydedir. Maden-İş Sendikası olarak bu sözleşme döneminde iki amacımıza ulaşamamışızdır.
Birincisi, kıdem tazminatlarını artırmamız mümkün olmamıştır. İşverenler kıdem tazminatları konusunda aşırı katı bir tutum içerisindedir. Halbuki işsizlik sigortasının ya da herhangi bir başka iş güvencesinin olmadığı ülkemizde, biz sendikalar olarak kıdem tazminatı üzerinde bir iş güvencesi olarak ısrarlıyız. Bu sorun, önümüzdeki dönemin başta gelen bir hedefi olarak almamız gerekiyor.
İkinci olarak, DGM'lere karşı 16 Eylül direnişinde işten çıkartılan ve bölümü işsiz olan üyelerimizi eski işyerlerine geri aldırmayı sağlayamamışızdır. Buna karşılık MESS'e, bu üyelerimizin tazminatlarını vermeyi ve bunlar hakkında düzenlenen kara listeleri kaldırmayı kabul ettirmiş bulunuyoruz.
Bütün bunlarla birlikte, Genel Yürütme Kurulumuz, uzun süreli savaşımla erişilen bu sözleşmeyi somut bir başarı olarak değerlendirmektedir.
YENİLEN BİZ DEĞİL MESS ve İŞVEREN OLMUŞTUR.
Grevler başlamadan önce, çok iyi hatırlanacağı gibi, MESS çok düşük ücret artışları dışında, üyelerimize hiçbir hak vermeyeceğini, ayrıca yan ödemelerde, sosyal haklarda, izin sürelerinde en ufak bir artışa bile yanaşmayacaklarını, çalışma sürelerinin azaltılmasına izin vermeyeceklerini açık açık ilan ettiler. Toplu sözleşmelerin kapsamına yalnızca ücret konusunu, onu da sınırlı olarak alacaklarını, onun dışında hiçbir konuyu görüşmeyeceklerini tüm kamuoyuna açıkladılar. Grevlere bu katı tutum yol açtı. Sözleşme düzenini bu şekilde işveren sınıfı yararına yeniden tespit etme niyetleri görüşmeleri yokuşa sürdü.
Şimdi, imzalanan bu sözleşmenin sonuçları ile MESS'in bir yıl önceki görüşlerini karşılaştırdığımızda, MESS'in tüm dediklerinde vazgeçmek zorunda kaldığı, söz konusu maddelerin hepsinde işçiler yararına önemli artışlar sağlandığı görülmektedir. MESS'in yeni bir sözleşme düzeni getirme, ücret artışlarını sınırlama, diğer hakları dondurma niyet ve çabaları tutmamıştır. MESS'in olmaz dediği hemen hemen tüm konularda, bizim dediğimiz olmuştur. Mücadelemiz bir kere bu nedenle somut bir zaferdir. Hele MESS'in bu girişime aylarca önceden hazırladığı, tüm güçlerini toparladıktan sonra karşımıza dikildiği hatırlanırsa, bu zaferin önemi daha iyi anlaşılır.
YÜRÜRLÜLÜKLERİN BİRLEŞTİRİLMESİ KONUSU
Burada açıklık getirilmesi gereken bir konu da grup sözleşmeleri ve sözleşme yürürlülüklerinin bitiş tarihlerinin birleştirilmesi konusudur. Şanlı ve tarihsel bir direnişten sonra büyük bir başarıyla sonuçlanan bu savaşımımıza kara çalmak, sendikamıza ve ilkelerine saldırmak isteyen her türlü kötü niyetli işçi düşmanı grup ve çevrelerin ve bizzat sonunda kendi kazdığı kuyuya düşmek durumunda kalacak olan MESS'in istismar etmeye çalışacakları önemli ve ince bir nokta olduğu için bu konu üzerinde durmak istiyoruz.
MESS'in başta bize dayatmak istediği grup sözleşmelerine karşı çıkmışızdır. Sonuçta da MESS sağlamak istediği çıkarlar açısından grup sözleşmeleri düzenini getirememiştir.
MESS, irili ufaklı beş on iş yerini bir grup içinde toplamak, bunların sözleşme koşullarını ortak ve aynı düzeyde belirlemek, yürürlüklerini birleştirmek istiyordu. Böylece bir kere, tekellere bağlı büyük işletmelerin ücret ve diğer hakları, aynı grup içindeki küçük işletmelerin koşullarıyla bağlantılı olarak düşecekti. Ücret artışları düşecek, ikramiyeler, yan ödemeler, izin süreleri dondurulacaktı. Grup sözleşmeleri ücretlerin ve diğer hakların dondurulmasının bir aracı olarak getirilmek isteniyordu.
İkinci olarak bizi tek tek işyerlerinde değil, grup içindeki tüm işyerlerinde greve zorlamak istiyorlardı. Binlerce işçiyle uzun süreli dayanmak mümkün görülmediği için, sendikanın önünde iki yol kalacaktı: Ya düşük ücretlere 'evet' demek, işçi çıkarlarını korumamak, ya da uzun süreli toplu greve dayanamayıp parçalanmak, dağılıp gitmek.
Grup sözleşmeleri MESS tarafından bu amaçla getirildi. Sendikamız Maden-İş işçi haklarını dondurtmamak için buna karşı çıktı. Uzun süreli toplu grev deneyimimiz olmadığı ve mali olanaklarımız kısıtlı olduğu için, tekellere karşı yeterli hazırlıklara sahip olmadığımız için grup sözleşmelerine karşı çıktık. MESS diretti ve bizi greve zorladı.
Ne var ki, sınıf ve kitle sendikacılığı ilkelerini bir an için olsun gözden ırak tutmayan sendikamız daha ilk adımda MESS'in oyununu bozdu. 30 Mayıs 1977 günü otuzu aşkın işyerinde başlattığımız grev, onların grup planlarını altüst etti. Onlar bizi grup halinde, dokuz-on işyerinde sıkıştırıp, greve zorlayıp pes ettirmek çabasındaydılar. Biz 30 işyerinde 'hodri meydan' diyerek greve gittik. Böylece işyerlerini gruplama isteklerini rafa kaldırmak zorunda kaldılar.
Sonunda bütün çabalara rağmen dayanma güçleri bir yerde iflas etti. Koşullarımızı kabul etmek zorunda kaldılar. Üyelerimiz açısından olumlu bir sonuç sağlamadan, işyerlerine başımız dik olarak dönmemizin koşulları oluşmadan, görüşmeleri bitirmeye yanaşmadık. MESS'in ücretleri ve diğer hakları dondurma niyetleri tutmadı. İşyerlerini gruplama, küçük sermayeyi alet ederek büyük sermayeyi rahatlatma çabalarına izin vermedik. Her işyerinin koşulları durumlarına göre ayrı ayrı görüşüldü ve sözleşmeler böyle bağıtlandı. Bu anlamda grup sözleşmeleri tutmadı.
Öte yandan, sözleşmesi yapılan 40.000 işçinin çalıştığı 60'a yakın işyerinin sözleşmelerinin yürürlülüklerinin birleştirilmesini kabul ettik. Hepsinin yürürlüğü 1 Eylül 1979'da sona erecek.

 

Sitede ara

İletişim

Savasyolu Bin bir direk Mahallesi Divan Yolu Caddesi No: 19 Kat: 1 Daire 12-13 Savaş Yolu Dergisi Kat:2 Daire:16 IgD (ilerici Gençler Derneği) Sultanahmet-Eminönü - İSTANBUL Tel: 0212 516 06 12
Faks: 0212 516 06 13

Duyurular

Bu bölüm boş.