bütün ülkelerin işçileri birleşin

Genel Grevle Direnerek yarınlara yürümek

26.05.2010 23:43

Genel Grevle Direnerek,
Yarınlara Yürümek!..

img377/2492/48633683fy1.gif
İş güvencesi, asgari ücret, işsizlik fonu, sağlıkta katkı payı, kıdem
tazminatı gibi yaşamsal taleplerle dört emek konfederasyonu; KESK,
DİSK, Türk-İş, Kamu-Sen tarafından ortaklaşa karar altına alınan
Genel Grev, Türk-İş ve Kamu-Sen’in geri adım atmasına rağmen
yapıldı.
*
16 bin Tekel işçisinin 4-C'ye geçirilmek istenmesi, toplu sözleşme,
grev, örgütlenme, eşitlik, özgürlük ve kardeşliğin güvenceye alınma-
dığı bir anayasanın AKP hükümeti tarafından dayatıldığı bir süreçte
gerçekleştirilen 26 Mayıs Genel Grevi, milyonlarca emekçinin taleplerine
tercüman oldu.
Geçtiğimiz günlerde, halkın  ve emekçilerin gündemi, Baykal-Baytok
dosyasıyla saptırılmak istendi. Her yerde, bu rezalet konuşuldu, yazıldı,
çizildi. Baykal'ın şovuyla Kemalist elit, dalgalandı. Burjuva Kemalist kesi-
min sözcüsü Deniz Baykal'ın demokrasinin önünün açılmamasında
‘yeminli’ bir kişi olduğu görmezlikten gelindi. O'nu geri getirmek için çare-
sizlik içinde ağlayıp sızlananlar oldu. "Ergenekonun avukatıym" diyen ve
toplumsal ilerlemeye engel olan birisinden ezilenlere ve emekçi katman-
lara ne hayır gelebilir?
CHP’yi kongreye götürerek Kemal Kılıçdaroğlu’nu genel başkanlığa
getirmenin altında burjuva-Kemalist yapıyı güçlendirmenin  hesabı yat-
maktadır.
Emekçi halk çoğunluğu, demokratik bir geleceği savunmayan kişi, kuru-
luş ve partilere itibar etmemektedir. Sömürücü düzenden hızlı bir kopuş
yaşanmaktadır.
Bugün emekçilerin ekonomik savaşımlarıyla birlikte politik bilinçleri de
gün gün artıyor. Örgütlenme zorunluluğu, giderek güncellik kazanıyor.
orta katmanlar, korkunç boyutlarda yoksullaşmakta ve ortadan silinmek-
tedir. Bu durum, örgütlenmenin kaçınılmazlığını dayatıyor. Örgütlenmek-
ten başka yaşama olanağı kalmıyor.
Madenlerin özelleştirilmesiyle, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konusunu
önemsemeyen sermeye sahiplerinin kar hırsı tutumlarından dolayı kazalarda
artış oldu. Bu konuda yeterli düzeyde önem verilip tedbir alınırsa, kazalar
ve kazaların sonucunda meydana gelen can kayıpları önlenebilir.  Bu iş
kolunda sendikalaşmanın önü açılarak sağlıklı bir iş ortamı sağlanırsa
iş cinayetlerinin de önü kesilmiş olacaktır..
Bu iş kazalarını önlemenin yolu, bütün maden ocaklarının kamulaştırılmasın-
dan geçiyor. Sağlıklı ve güvenceli bir çalışma ortamının sağlanmalıdır. Bunlar
yapılmadan kazaların, can kayıplarının önü kesilemez. Bu görev, ancak ve
ancak işçi sınıfının demokratik kitlesel sendikal hareketinin güçlenerek, işçileri
bu çağdışı koşullara mahkum eden sermaye güçlerine geri adım attırarak hak-
larını kazanmasıyla olanaklı olabilir.
Ülkemizde sendikal hareketin zayıflığı, demokrasi hareketinin zayıflığıyla iliş-
kilidir. Bu gidişin tersine çevrilmesi gerekmektedir. Yerin 540 metre derinlik-
lerinde insan cesetleri çıkarmak istemiyorsak, yaşanan bu vahşetlere "kader"
diyerek suçlu durumdaki sermaye sahiplerine, taşeronlaşma sistemine sahip
çıkan işbirlikçi Erdoğanlara "dur" demeliyiz.
Üniversite öğrencisi Şerzan Kurtların katledilmemesi için ülkemizin toprağının
demokrasi ve özgürlük damarının daha da güçlendirilmesini sağlayarak insan-
ca bir yaşama giden yolu açabiliriz. Bu korkunç koşulları aşmanın yolu da, işçi-
lerin ve emekçilerin Genel Grevlerinin, Genel Direnişlerinin daha yığınsal ve
daha güçlü bir biçimde  gerçekleştirilmesidir. Güçlü ve yığınsal birleşik çıkışlarla
grev ve direniş kırıcılığının önü de kesilmiş olacaktır. İşçi ve emekçi örgütlerinin 
içinde çöreklenmiş hiçbir güç veya kişi devrimci hareketin içinde barınamayacak
ve zarar veremeyecektir.Türk-İş’in Genel Grevi dağınık ve bir iki saate indirge-
yerek yapmasının altında, 1 Mayıs 2010 da Genel başkanı Kumlu’nun Konuşturul-
maması ve protesto edilmesi hesabı yatmaktadır, bence.
KESK dışında emek konfederasyonları 26 Mayıs Genel Grevine emekçi onuruna
Yaraşır sınıf bilinciyle karşılamadılar. Tabanlarının taleplerine kulak vermeyen,
gerçekleri görmezlikten gelen, Türk-İş ve Kamu-Sen verdikleri sözünü yerine
getirmediler. Bu davranış onlar için bir kara lekedir. Büyük bir utançtır. Temsil
ettikleri emekçi tabanlarına karşı bir yüz karasıdır. Onlar, emekçi düşmanı
sermaye kesimlerin ekmeğine yağ sürdüler.
“Tecavüz Kültürünün Ortadan Kaldırılsın”, “Savaşa değil eğitime bütçe” Şerzan
Kurt Ölümsüzdür”,  “Faşizme Geçit Yok”, “Zonguldak-Amed el ele Genel Greve”
gibi sosyal ve demokratik taleplerle  26 Mayıs Genel Grevi, Genel Direnişe dö-
nüştü.
Günler öncesinden eylem kırıcılığı yaparak, Genel Grev yapmanın koşullarının
ortadan kalktığını belirten Türk-İş yönetimi,  işçilerin Türk-İş binasını işgal etme-
siyle nasibini aldılar. İşçiler sınıfsal bilinçleri ve demokratik taleplerinin haklılığıyla
direnişi yükselttiler.
Bu övünülecek, övünülecek kadar da doğru bir çıkıştı.
Emekçi halk yığınları gittikçe, gittikçe sistemden kopmakta ve demokratik bir
yöneliş sergilemektedir. Sorun, bu yönelişi ilerici bir yapıda örgütlemektir.
Ülkemizin koşulları son derece ağır. Gelecek korkusu, bütün toplumu sarmalına
almış durumda. Batı illerimizin kimi yerlerinde “Türk olmayan giremez”, “Kürtler
giremez”  ibareli sloganların yazılması, faşist propagandasının yapılması son
derece tehlikeli ve ürkütücüdür. Demokrasiye giden sürecin önü, bir türlü açıla-
mıyor. İşbirlikçi, emperyalist, gerici ve faşist güçlerin saldırılarının önü kesilemiyor.
Güç kaybeden militarist unsurlar, toparlanmaya çalışarak, yeni saldırıların hesabı
içindeler. Çocukların öldürülmediği, cenazelerin kaldırılmadığı, linç ortamlarının
yaşanmadığı gün, hak arayanların saldırıya uğramadığı gün yok gibi.
*
Bütün bu kötü gidişi durduracak tek güç, üretimi ellerinde tutan işçi sınıfımızdır.
Ulusal demokratik hakları için ayağa kalkan Kürt halkıdır. Ulusal demokratik hare-
ketin sınıfsal savaşımla örtüşerek, iç içe geçerek, birliğinin sağlanarak güzel gün-
lere yürümesidir.


Armağan BARIŞGÜL
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Sitede ara

İletişim

Savasyolu Bin bir direk Mahallesi Divan Yolu Caddesi No: 19 Kat: 1 Daire 12-13 Savaş Yolu Dergisi Kat:2 Daire:16 IgD (ilerici Gençler Derneği) Sultanahmet-Eminönü - İSTANBUL Tel: 0212 516 06 12
Faks: 0212 516 06 13

Duyurular

Bu bölüm boş.