bütün ülkelerin işçileri birleşin

Kürt Sorunu

  img377/2492/48633683fy1.gif

Kürt sorunu, somut ve dramatik olarak yıllardan beri süre gelmektedir.Gün gün kangrenleşerek acil çözümünü dayatmaktadır.

   Ulusal sorun, kesin ve nihai çözüm için kendisini işçi sınıfının, demokrasi güçlerinin, Kürt devrimci-demokrat kişi ve kuruluşlarının ilgi odağına atmaktadır. Kürt sorunu yalnız Kürt halkının sorunu değildir. Bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin sorunudur.

Bir insanlık sorunu, bir demokrasi sorunudur. Bölgeden kaynaklanan sorunlarla birlikte dil ve kültürel sorunları çözülmeden gerçek anlamda demokrasinin yaşanması mümkün değildir. Bu ülkemizde yaşayan diğer uluslar içinde geçerlidir.

    Yakın tarihe dönüp geriye baktığımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde korkunç bir askeri harcama, yüzlerce faili meçhul cinayet, gözaltılar, yargılanmalar, tutuklanmalar ve sayısız provokasyonların yapıldığını, "ajan"ların cirit attığını görmekteyiz. Bunlara bölge insanlarına devletin "görevlileri tarafından "insan dışkısı"nın yedirildiğini de eklesek sorunun ve yaşanan vahşetin

niteliği ve korkunçluğu daha rahat anlaşılır.

     Bu bölgeye gidip baktığınızda, savaştan çıkmış bir durumla karşı karşıya kalıyorsunuz. Yıkılmış binalar, boş evler, yol boylarında kısa aralıklarla kurulmuş karakolları görürsünüz. Engebeli toprakların üzerinde gözleriniz insanları, bitkileri, canlıları arar. Bir soğukluk kaplar içinizi. Gözleriniz yaşarmaya başlar. Bölgede yaşayan insanların bir kısmı Batıya yönelmiş durumda. Ülkemizin taleplerine cevap veren hayvancılık ve feodal kalıntılı tarım çökmüş bulunmaktadır.

      Kürt halkı, mutluluğu için barışı istiyor. Barış gerçekleştirilmeden hiç bir şey olamaz. Yaşamak insanların en doğal hakkıdır.

"Kurt puslu havayı sever." Bölgede devam eden çatışmalar, halkı derinden sarsmakta ve kıskacın içine almaktadır.

Halk ne yurdunda mutlu ne de "göçmen"liğinden umutlu. Asker cenazeleri ise hepimizi ilgilendirmekte ve derinden sarsmaktadır.

Bu tablo, halka acı ve nefreti yaşatırken, halk düşmanlarının eline "koz" vermekte, gerici milliyetçilik duyguların kabarmasına

neden olmaktadır. Açık ve gizli komplolara zemin hazırlamaktadır.

      Bilimsel bir zeminde insani uygulamalar galip gelmedikçe bu süreç zikzaklı gider gelir. Kördöğüşü sürer gider.

Yüzyıllarca bu topraklar üzerinde birlikte yaşamış, yoğrulmuş, iç içe geçmiş ortak miraslar devralmış sınıfsal ve toplumsal

ortak sorunlar yaşayan Türk ve Kürt halkı ve diğerlerinin çıkış yolu da birlikteliklerinden geçiyor. İç içe, yan yana kardeşlik bağlarının güçlendirilmesinden, sınıfsal bağların örülerek savaşımın yükseltilmesinden geçiyor. Türk-Kürt işçileri, köylüleri,

emekçileri, kadınları ve gençliği el ele, omuz omuza vererek birlik içinde örgütlenmelerini sağlamalı, ortak düşman emperyalizme, kapitalizme ve şovenizme başkaldırmalıdırlar.

        Halkların kardeşliğini yaşatalım. İşçi sınıfının öncülüğünde yarınların eşit, özgür ve aydınlık Türkiye'sini birlikte kuralım.

              

         A. Barışgül

         25.10.2008  

 

 

Sitede ara

İletişim

Savasyolu Bin bir direk Mahallesi Divan Yolu Caddesi No: 19 Kat: 1 Daire 12-13 Savaş Yolu Dergisi Kat:2 Daire:16 IgD (ilerici Gençler Derneği) Sultanahmet-Eminönü - İSTANBUL Tel: 0212 516 06 12
Faks: 0212 516 06 13

Duyurular

Bu bölüm boş.